Üç Gece
İkinci gece Kemal bana gemiyi anlattı. Ambarda Zonguldak kömürü, güvertede küfür eden bir kaptan, kamarasında dördüncü kez okuduğu bir kitap: Çalıkuşu. “Herkes Feride'ye âşık,” diye yazdı, “ben değilim. Ben kitabı bitirince başa dönen adamlara hayret ediyorum. İnsan bildiği hikâyeyi niye tekrar okur, Ada?”
O ana kadar birbirinden kopuk görünen ayrıntılar sessizce yan yana geldi. Odadaki ışığın rengi, kapının altından sızan serinlik ve uzaktan duyulan düzenli ses aynı şeyi söylüyordu: yaşananlar rastlantı değildi. Bunu kabul etmek korkuyu azaltmadı; aksine, karşısındaki bilinmezin onu çok önceden fark etmiş olduğunu düşündürdü.